M-Onep olarak şubelerimizde dünya standartlarında verdiğimiz hizmetleri, uzman ve deneyimli kadromuzla Nişantaşı’nda da vermeye başladık.

Son 22 yılda 57 bin kişiyi güzelleştirdi



Akşam Gazetesi - Cumartesi Eki / 28 Ocak 2012

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Onur Erol
-Hocam, hayatınıza kaç kadın girdi diye sorsam, yani kaç tane kadını güzelleştirdiniz acaba bugüne kadar?
Size çok net bir cevap vermek isterdim, ancak bilgisayarla kayıt tutma sistemine ancak 1990’da başladım. Kayıt tutmaya başladım ve her hastaya bir numara vermeye başladık. Yani son 22 yılın kaydı var bende. Kadınlar çoğunlukta hastalarım arasında. Şu anda rakam 57 bini geçmiş durumda.

-Kaba bir hesapla yılda 2500 hasta görüyorsunuz demek…
1990’dan önce de bir 10 yılım var, tamamını hesaplamak güç. Çok sayıda insanla görüştüm, doğru.

-Sizinle tanışmak ve size ameliyat yaptırmak için can atan insanlar var biliyor musunuz?
Sanırım beni merak edenler var çok, haklısınız. Bana gelenlerden memnuniyetlerini duymak çok hoşuma gidiyor, talep görmek de ayrı bir mutluluk elbette. Şaşırıyorum da üstelik. Demek ki hakkımda oluşan intiba olumlu ve bu da bir hekim için çok güzel birşey. Bu başarıyı bir de benimle uğraşan ve yarattığım intibayı yıkmak için uğraşanlara karşı koruyorum.

-Mesleğe başlarken buralara gelmeyi hedeflemiş miydiniz; bu kadar popüler olmayı?
Her zaman için en iyi olmak vardı kafamda, özellikle plastik cerrahi alanında başarılı olmak istiyordum. Ben ‘en iyi’ olmak istiyordum. Hatta dünya çapında başarılı bir doktor olmak istiyordum. Kolay olmuyor başarıyı elde etmek, ondan daha da zoru elde edilen başarıyı koruyabilmek ve ilerlemektir. Durmamak gerekir, durursan düşersin çünkü. Başarının hazmederek ve çok çalışarak gelmesi gerekir, düşmek kolaydır. Hata yapmamak gerekir.

-Sizin işlerde hata yapmamak mümkün mü?
Hata nedir ona bakmak lazım, komplikasyon başkadır hata başka. Alınan sonuçlar önemlidir, başarının devam etmesi önemlidir. Bir ameliyattan sonra komplikasyon herkesin başına gelebilir, maksat büyük bir komplikasyon olmamasıdır.
Ben bir hekim olarak hataları en aza indirmek isterim, hataya sebep olacak uygulamalardan kaçınırım. Mesela bizim M-Onep Güzellik Merkezi’mizde dolgu maddesi yasaktır. Sadece botox ve hyalüronik asit kullanırız. İşimle alakalı konularda hataya yer vermemek için  çok dikkatli olmak zorundayım. Kötü ve istenmeyen bir neticeye sebep olabileceğini düşündüğüm hiçbir maddeyi kullanmam, o tarz bir uygulama yapılmasına müsaade etmem. Yabancı dolgu maddesi kullanılmasını istememe sebebim, yan etki ihtimalidir. Hastalarım da bu özelliğimi iyi bilir ve güven duyarlar.

-Klasik bir doktor portresi çizmiyorsunuz zaten, bir bilge gibi danışılan kişi de oldunuz…
Bunca yıldır hala en iyi olmaya uğraşıyorum. Çok iyi doktorlar var ülkemizde, hepsi de eminim en iyiyi yapmaya gayret ediyorlar.

-Amerika’da da çalıştınız, orada kalmayı hiç düşünmediniz mi?
Doçentlikten sonra dört sene Amerika’daydım, orada profesör oldum. Kalmamı istediler ama ben istemedim. Çünkü içimden gelmedi, 80’lerde eşimle Türkiye’ye döndüğümüz zaman ülke hayli karışıktı da. Ülkemde olmayı ve burada hizmet vermeyi istedim.

-Doktorların tercih ettiği bir ameliyat, yapmak istedikleri belli bir ameliyat türü var mıdır?
Ben çok fazla ayrım yapamıyorum, her ameliyatta ayrı bir zevk alıyorum. Yüzde yaptığımız ameliyatlar görsel olarak sosyal hayatta devamlı karşınızda olduğu için aldiğınız güzel sonuç haliyle insanı daha çok mutlu ediyor.
Meme ameliyatı olmuş bir kişiye kalkıp da “Ay ne güzel olmuş” diyemezsiniz.

-Hastanın memnun olmasını önemsiyor musunuz?
Elbette, ancak önce ben memnun olmak isterim. Ben memnunsam hasta da yüzde 99 memnun demektir.

-Hiç yapamam dediğiniz ameliyat oldu mu?
Tabii ki. Psikolojik bozukluğu varsa bir hastanın, ruhsal olarak oturmuş değilse, beklentileri gerçekçi değilse, sağlık sorunları varsa ameliyat yapmıyorum. Ruhsal sıkıntısı olan bir hastayı ameliyat ederseniz  hastaya zarar vermiş olursunuz. Eşinden ayrılan ve travma yaşayanlar çeşitli taleplerde bulunuyor, sorunlarini estetik olmakla  çözmek istiyorlar, ancak sorun kimi zaman estetikle çözülecek gibi değildir. Beğenilmiyorum endişesiyle geliyor bazı hanımlar, çok iyi tahlil yapmak lazım.
Fransa’da şöyle bir kanun var; hastayı gördükten 15 gün sonrasına ameliyat randevusu vermek gerekiyor. O sırada hasta da iyice düşünüyor ve gerçekte ne istediğine daha iyi karar veriyor.

-Doğru hasta ne ister peki?
Kendisini daha çok beğenip, “ben daha mutlu olayım” diyorsa bu doğru kişidir. Kendisini sevmesine yardım etmek bizim işimiz. Kişinin önce kendi mutluluğu için ameliyat olma kararı vermesi gerekiyor. Nasıl ben iyi bir doktor olacağım kararı verdim, işte aynen öyle.

-Ben estetik ameliyatların çok feminist bir tavır olduğunu düşünüyorum. Hayat çok zor ve estetik ameliyatlar kadınları çok basit ve eskisi kadar pahalı olmayan yöntemlerle genç kadınlarla eşitliyor.
Kadının kendisine muhakkak bakması lazım, tabi erkeğin de aynı şekilde. Kadın güzelliği temsil eden varlıktır. Yeni trend artık çok farklı, doğal yöntemlerle ve erken müdahale  ile sağlıklı ve taze bir görüntü elde etmek. Kaş asma ameliyatını işte bu sebeple geliştirdim. Ameliyatlı ve ameliyatsız güzellik taleplerindeki gidişatı ilk görenlerdenim. Ameliyatsız güzellik merkezlerini kurdum bu sebeple. Son yıllarda Amerika’da sadece botoks işlemi yüzde 2500 artmış durumda, yine lazerle cilde son derece genç bir görünüm kazandırmak mümkün. Hemen kesip biçmek yerine, kaş ve yanak asma , doku aşılamaları gibi yöntemlerle hastayı mutlu edebiliyoruz. Bunu bir nevi koruyucu hekimlik gibi görüyorum. Hastanın yaşlanmasını geciktiriyoruz.

-Güzelliğin tanımı da bir miktar değişti sanırım, çok genç değil de sağlıklı görünümden söz ediliyor…
Sadece gergin yüz güzel değildir, muhakkak onun konturu olması gerekiyor. Genç bir insanda illa ki her şey güzel olmayabilir; konturları bozuk, burnu, elmacık kemiği ve çenesi bozuk olabilir.

-Sizin güzellik tanımızın ne? Kime güzel dersiniz?
Sadece altın oranla güzel olamazsınız, gözlerinizin ışıltısı lazım, konuşmanız, hareketleriniz, içinizden gelen bir enerji lazım, o enerji ile iki kat daha güzelleşirsiniz, anatomik olarak pırıl pırıl olursunuz. Güzellik sadece anatomiyle olmuyor ama anatomi de ona yardımcı oluyor…

-Başkasına ameliyat olup da size gelen ve beğenmediği için durumu düzeltmenizi isteyen oluyor mu?
Bozulan bir şeyi düzeltmek çok daha zor, çünkü eski anatomisini kaybetmiştir o hasta. Mesela daha dün gece yarısına kadar bir burun düzeltmeye çalıştım. Moskova’da yapılmıştı, dokular taş gibiydi. Yüze yabancı madde enjekte edildiği zaman da düzeltmesi çok zor, hastalar da güzel olacaklar diye yabancı dolgu maddelerine izin veriyorlar. Hiç sormuyorlar ne koyuldu diye. Hastalarıma hep tembih ederim, siz kendinizin doktoru olun diye. İlla dolgu istiyorlarsa 6 ayda eriyen hyalüronik asit kullansınlar. Ancak en faydalısı kendi yağ dokularının enjeksiyonla aşılanmasıdır.

-Botoks ve dolgu karıştırılıyor genelde…
Ne yazık ki basın da bazı arkadaşlar kültürsüz bu konuda, bazı arkadaşlarımız var onlara çok üzülüyorum ve kızıyorum. “Botoks yaptırdı yüzü şişti” diye yazıyorlar birileri için. Oysa o işlem asla botoks değil. Şişmeye sebep olan dolgudur. Vatandaşlarımızda da bir korku oluyor, “Botoks yaptıracağım şişer mi” diye soruyorlar. Doğru bilgilendirme yapılması lazım. Botoks asiri mimikleri gecici olarak durdurmak icin birkaç damla enjekte edilir.


-Hasta hangi doktorun iyi olduğunu nasıl anlayacak, televizyona çıkan ve sürekli göz önünde olan doktorlar var. Onları mı tercih etsinler?
Her televizyona çıkan iyi doktor değildir. İyi doktoru seçmeleri lazım, araştırsınlar, yaptıgı  operasyonları görsünler. Doktorun hangi dalda uzmanlık diplomasi oldugunu, nasıl bir egitim aldığını , bilimsel çalısmalarını araştırsınlar.
Birkaç doktora gitsinler, sürekli televizyona çıkan bir doktor acaba ne zaman hasta görüyordur? Benim hiç vaktim olmuyor mesela, birçok yerden davet geliyor ancak çok arada sırada gidiyorum konuşma yapmak için.

-Bir gününüz nasıl geçiyor? Ne kadar hasta görüyorsunuz?
Artık biraz daha rahat çalışıyorum. Dün mesela sabah 10’da başladım ameliyatlarıma gece yarısına doğru bitirdim.

-Ne kadar süredir bu tempoyla çalışıyorsunuz.
Bilmiyorum ki; senelerdir ben Ankara’da cumartesi-pazar bile çalıştım. Sonra hafta sonu çalışmayı bıraktım, sadece 5 gün çalışıyorum; iki gün muayene ederim ve 3 gün de ameliyatlara ayırırım. Çok hasta görürüm, takip ederim ve kontrollerimi asla ihmal etmem.


Kutu

Yüz naklinden sonraki dönem çok önemli

-Yüz nakli ameliyatını nasıl değerlendiriyorsunuz? Dr. Ömer Özkan’ın başarısı için ne diyeceksiniz?
Yüz nakli ilk kez Fransa’da gerçekleşti daha sonra Amerika ve İspanya bu işlemi yaptı. Ülkemizde de Dr. Ömer Özkan ve ekibi bu başarıya imzasını atmıştır. Ülkemizde plastik cerrahi prestij olarak Avrupa ve Amerika ile yarış halindeyken, son yapılan ameliyatla dünyadaki yerimiz bir çıta daha yükseldi.
Bu işlem tabii ki herkese yapılacak bir işlem değildir, ancak yüzü aşırı derecede ve tamamen harap olmuş kişiler için uygun olup, bu konudaki hastaların seçimi de çok önemlidir. Hastanın bunu psikolojik olarak kaldırabilecek durumda olması, aşırı istek duyması ve bu ameliyatın kendisini mutlu edeceğinin anlaşılıyor olması gerekiyor.

-Hasta bu seçimi kendi mi yapmalı?
Bu seçim psikiyatristler tarafından değerlendirilmeli ve hasta, seçimi konusunda doktora yardımcı olmalıdır. Bunun dışında, immün sistem dolayısıyla dokunun reddi olayı da mümkündür; bu sorunu çözmek için de hastalar ömür boyu immün sistemi deprese edecek ilaçlar kullanmak zorunda kalmaktadırlar. Bu tarz ilaçların ömür boyu karşılanması maddi olarak çok zordur. Dr. Ömer Bey bunu Sağlık Bakanlığı’ndan sağlamış olsa gerek ki bu hasta ilaçları kullanma olanağına kavuşmuş sanırım. Bütün bu gelişmeler senelerin birikimiyle olmuştur, ülkemiz artık bu ameliyatlara     alışkın duruma gelmiştir. Organ nakillerinin ülkemizde uzun senelerdir gelişmesi alt yapının oluşmasını sağlamış ve Dr. Ömer Bey mikro cerrahideki yeteneğini bu hasta üzerinde göstererek başarılı bir sonuca imzasını atmıştır. Ömer Bey’in teknik kabiliyeti de tartışılmayacak kadar üstün olup bu başarının elde edilmesinde rolü büyüktür. Kendisini tebrik eder, ekibiyle birlikte çok uzun yıllar başarılarının devamını dilerim.

-Her hastaya uygulanabilir mi?
Bu tarz sorular insanların kafasında oluşacaktır haliyle, aşırı derecede ve her tarafı bozuk bir yüzde ancak yüz nakli yapılması söz konusu olacaktır ve bu seçim önemlidir. Diğer hastalarda plastik cerrahinin geçerli yöntemlerinin uygulanması hastalara yardımcı olacaktır.


Burun Estetiği Estetik Cerrahi Estetik Ameliyatı Meme Estetiği
Web Yazılım Seo Web Tasarım
onep.az
M-onep