Sigara içenleri ameliyat edelim mi
etmeyelim mi konusu dünyada uzun süredir tartışılıyor. Hatta
İngiltere’de NHS (Milli Sağlık Sistemi) sigara içenlerin ameliyat
edilebilmesi için cerrahi operasyondan en az dört hafta önce sigarayı
bırakma koşulunu getirdi. Türkiye’de de plastik cerrahların büyük bir
kısmı yüz germe ameliyatlarını yapmak için önceden sigarayı bırakmayı
şart koşuyor.
Çünkü sigara damarları büzüyor ve
daraltıyor, daralan damardan kanın geçişi aksıyor. Dolayısıyla ameliyat
edilen dokuların kanlanması yani beslenmesi zorlaşıyor. Ameliyat yarası
iyileşmiyor veya gecikerek iyileşiyor. Daha fenası beslenemeyen dokular
ölüyor. Zaten hastayı güzelleştirmek için yapılan plastik cerrahi
operasyonlarda hekimler hastalarından ameliyattan önce sigarayı
bırakmalarını istiyorlar. Türkiye’de plastik cerrahini üç önemli ismi
Prof. Dr. Lütfü Baş, Prof. Dr. Onur Erol ve Prof. Dr. Oğuz Çetinkale
sigarayı bırakmayan hastalarını ameliyat etmeme sebeplerini anlattılar.
15 GÜN SONRA SİGARA İÇEN HASTANIN PARMAĞI DÜŞTÜ
Prof. Dr. Lütfü Baş (Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkanı):
Acil durumlar dışında sigara içenlere estetik ameliyatların hiçbirini
kesinlikle yapmam. Sigarada 4 bin zehir var. Tek bir sigara bile
tırnağın ucundan, saçına kadar bütün damarları daraltıyor, damarların iç
yapısını bozuyor. Dolayısıyla sigara içen bir kişinin, örneğin yüz
germe ameliyatı sırasında kaldırılan dokuları daha sonra beslenemiyor ve
ölüyor. Sonuçta ameliyat başarısız oluyor. Örneğin kopan parmağını
diktiğim bir hastam 15 gün sonra tek bir sigara içti, canlı parmak öldü.
Sigara içen hastaların kan değerleri, içmeyenlere göre mutlaka daha
kötü çıkıyor. Hasta sigarayı bıraktıktan sadece 24 saat sonra bile
yararlı etkisi görmeye başlar. Ameliyat öncesinde ve sonrasında
hastaların 1-2 ay sigara içmesine izin vermiyorum. Sadece yüz germe
ameliyatlarında değil, burun, gözkapağı, karın germe, dış genital organ
ameliyatlarında da sigara bozucu etki yapıyor.
RİSK ALMIYORUM, HASTA SİGARAYI BIRAKMADAN AMELİYAT ETMİYORUM
Prof. Dr. Onur Erol (Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı):
Ameliyatlardaki komplikasyonların önlenmesi için sigaranın bırakılması
çok önemli. Özellikle, büyük yüz germe ameliyatı yapılacaksa muhakkak en
az üç hafta, mümkünse 1.5 ay önceden sigarayı bırakmasını istiyorum
hastalarımdan. İngiltere’de üç ay önceden sigarayı bırakmayan hastayı
hiçbir ameliyata almıyorlar. ABD’de de plastik cerrahlar bu konuda çok
titiz. Bu süre önce ameliyattan üç hafta önceydi, sonra 1.5 aya
çıkarıldı. Plastik cerrahinin başka ameliyatlarında da sigara içilmesini
istemiyoruz. Örneğin büyük protez konması, meme küçültme, karın germe
gibi ameliyatlarda da sorun çıkıyor. Maalesef bazı hastalar "bıraktım"
diye yalan söylüyor. Galiba, işin ciddiyetinin farkında değiller. Sigara
cildi yaşlandırıyor. Hastalarımı, "Olsun, biz yaşlanırız, siz
düzeltirsiniz" diyorlar. Sigara içenlere ameliyat randevusunu sigarayı
bıraktıktan en erken üç hafta, mümkünse 1.5 ay sonra almasını tavsiye
ediyoruz. Hasta, "Sigarayı bırakmayacağım, bu riski alıyorum" dese bile
ben risk almıyorum. Bir hafta-10 günde bitecek iyileşme süreci, 1.5-2
aya uzuyor. Sigara önceleri çok önemsenmiyordu, üzerinde şimdiki kadar
durulmuyordu. Benim de yıllar önce sigara içtiği için nekroz (doku)
kaybı yaşayan vakalarım oldu.
EN BÜYÜK ENDİŞE, YÜZ VE KARIN GERME AMELİYATLARINDA
Prof. Dr. Oğuz Çetinkale (Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı):
Sigara içenlerin yüz germe ameliyatını yapmayı kabul etmiyorum. Tüm
dokuların hayatiyeti kan dolaşımına bağlı. Kan, dokulara oksijen ve
diğer beslenme elementlerini taşır. Kirli kan dediğimiz dönen kanla da
metabolizma sonucu ortaya çıkan yıkım ürünleri ve atıklar dokudan
uzaklaştırılır. Kan dolaşımını bozan her şey bu temel ihtiyaçların
karşılanmasını da bozar. Sigara, kan dolaşımını hem büyük damarlar hem
de küçük damarlar seviyesinde bozar. Bunun üzerine cerrahi travma
eklendiğinde bozulma daha da artar. Zaten sınırda bir dolaşım varsa bu
durma noktasına gelebilir. Flap adını verdiğimiz doku nakli
ameliyatlarının tümünde bu risk var. En büyük endişeyi ise yüz germe ve
karın germe ameliyatları yaratıyor. Bunlarda geniş flaplar hazırlanır ve
dolaşım bozukluğu olmamalıdır. Mikrocerrahi ameliyatlarının hemen
hepsinde sigara içen kişiler negatif etkileniyor. Hastalara sigaranın
ameliyatlar üzerindeki etkisini anlattığımızda, bizi aşırı Yeşilaycı
buluyorlar. "Sigara içmiyorum" diyerek yalan söylüyorlar. ABD’de
idrardan nikotin testi yapılıyor. Türkiye’de de ameliyattan önce böyle
testler yapılsa iyi olur aslında.
İngiltere’de her yıl 500 bin kişi ameliyat olabilmek için sigara bırakacak
Geçen yıl haziran ayında İngiltere
Sağlık Bakanlığı, tüm ameliyatlardan en az dört hafta önce sigarayı
bırakma koşulunu mecburi hale getirdi. Hastanın sigarayı bırakıp
bırakmadığının belirlenmesi için doktorlar hastadan kan tahlilleri
istiyor. İngilizleri böyle bir karar almaya, sigara içen hastaların
ameliyat sonrası nekahet dönemlerinin daha uzun sürdüğüne dair
araştırmaların sonuçları itti. Ajansların haberlerine göre, bu
uygulamanın başlamasıyla her yıl 500 bin sigara tiryakisi hastanın
ameliyat olabilmek için sigarayı bırakmak zorunda kalacağı tahmin
ediliyor.
Sağlık Bakanlığı’nın bu kararı
İngiltere’de tartışmalara yol açtı. Hasta haklarını korumak için kurulan
sivil toplum kuruluşları bu uygulamaya karşı çıktı. Bu kuruluşlar
NHS’nin (Milli Sağlık Sistemi) mali tasarruf yapmak yerine hasta
bakımını geliştirmeye çalışması gerektiğini savundu. Sırf hastanede daha
uzun kalıp daha çok masrafa yol açtığı için sigara içenlerin
ameliyatlarının reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu da savundular.
Sağlık Bakanlığı bu eleştirileri yanıtlarken, ölüm tehlikesi bulunan
durumlarda ameliyatların geciktirilmediğini, uygulamanın ancak ölüm
riski bulunmayan hastaları kapsadığını açıkladı. Bakanlık, ölüm
tehlikesi bulunmayan hastaların ameliyatlarının da yapılacağı, ancak bu
hastaların sigara içmeyenlere göre daha uzun süre bekleyeceğini de
söyledi.
Sigara içenleri uyutmak da zor ayıltmak da
Sigara içen hastalar ameliyathanede
genel anestezi aldığında, içmeyenlere oranla daha fazla anestezi ilacı
ve gazlarına ihtiyaç duyuyor. Ameliyat sırasında bu hastaların kan
basıncını kontrol altında tutmak da daha zor. Sigara içenlerin,
ameliyattan sonra uyandırılırken daha fazla salgıları (ifrazat) var.
Uyanma süreleri uzayabiliyor. Artan salgıları dışarı çıkartmak için
refleks olarak öksürmek istiyorlar. Her öksürük ise ağrıyı artırıyor. Bu
nedenle de bu refleks baskılanırsa akciğer iltihabına neden olabiliyor.
Sürekli öksürme ameliyat sonrası morlukları ve şişlikleri artırıyor.
Konan dikişler gevşeyebiliyor ve açılabiliyor. Hatta cerrahi alanlarda
kanamalara neden olabiliyor.
