Estetikte son moda: Tamirat
Grazia dergisinde sözü geçen bir dedikoduya göre, bu yıl Oscar töreninde
ünlü bir sarışın aktris bir yönetmenden lafı yiyince en yakın gay
arkadaşının omzunda ağlıyordu. Canını sıkan sözler şöyleydi: “Harika
görünüyorsun tatlım ama sorun şu ki artık kendine benzemiyorsun.
Gözlerini aç açabiliyorsan. Oscar’ı gerçek kadınlar alıyor (Tilda
Swinton, Marion Cotillard vs), Barbie bebekler değil.”
Dünya yeni bir estetik trendiyle çalkalanıyor: Undo Plasty. Yani, bir nevi estetik tamir ameliyatı...
Yıllarımızı şişirilmiş memeler, dudaklar, şeytan kaşlar ve tuhaf
bakışlarla geçirdikten sonra kadınlar yavaş yavaş vaziyete uyanıp süreci
geri çevirmeye çalışıyor.
Evet, kadınlar yine neşter altına yatıyor. Ama bu kez eski, doğal hallerine dönmek için.
Merve İldeniz, Ebru Şallı, Deniz Seki, Asena ve Seren Serengil neden
silikonlarını küçülttürdü sizce? Ben hâlâ neden ilk başta önlerine iki
balon taktırmış olduklarını anlamaya çalışma aşamasındayım ama...
Estetik sonrası pişmanlık
Geçtiğimiz hafta sonu gazetelerde Seda Sayan’ın gözaltı torbalarını
aldırmak niyetiyle ameliyat masasına teşrif ettiği ancak, neye niyet
neye kısmet, ameliyat sonrası sokağa çıkamaz hale geldiği haberleri
vardı. Sayan şimdi ilk başta yapması gerekenin peşine düşecek; güvenilir
bir doktor bulup tamirat ameliyatı için bir kez daha ameliyat masasında
alacak soluğu.
Sabahların Sultanı’nın yurtdışındaki muadilleri Tara Reid, Courtney
Love, Nicole Kidman vs... Victoria Beckham silikonlarını küçülttürdü,
model Katie Price’ın da sutyen bedeni 32 FF’den 32 D’ye düştü. Courtney
Love blog’una “Tanrı’nın bana verdiği dudaklara geri dönmek istiyorum”
yazdı. Silikonlarından kurtulan porno yıldızı Jenna Jameson “Neden
kimsem o olmuyorum?” diye sordu.
Oyuncu Annabelle Gurwitch yeni, genç görünümlü yüzünü sevmek bir yana,
gözlerinin altındaki torbaları özlediğinden bahsetti: “Doğaya burun
kıvırıp varlığımın ayırt edici bir bölümünü kurcaladığım zaman, insanlar
daha güzel göründüğümü söylüyor. Bense bütün köşeleri birleşen yeni bir
ev gibi daha standart göründüğümü düşünüyorum.”
Bu durum size tanıdık geliyor mu? Şu sosyete dergilerinin sayfalarını
çevirdiğinizde, objektiflere poz vermiş kadınlar da sizde aynı hisleri
uyandırmıyor mu? Hepsi aynı görünmüyor mu? Aynı şişik yanaklar,
dudaklar, memeler, burunlar...
Güzelleşirken çirkinleşiyorlar
Evet, 2006-2007 arasında estetik ameliyatların oranı yüzde 12,2 artış
gösterdi. Düzeltme ameliyatlarının orana katkıda bulunduğuna şüphe yok.
İngiliz Estetik Cerrahlar Derneği’nin anketine göre cerrahların yüzde
33’ü son beş yıl içinde her zamankinden fazla “tamirat” ameliyatı
yapmış.
Chicago Tribune’daki bir makaleye göreyse “tamirat” ameliyatları
doktorların işlerinin yüzde 50’sini oluşturuyor. Bu ameliyatlara talep
öylesine fazla ki bazı hekimler kendilerini “düzeltme plastik cerrahı”
diye adlandırmaya başladı.
Türkiye’de benzer araştırmalar yapılmadığı için bu oranı tahmin etmek
zor ama ünlü plastik cerrah Onur Erol insanlara sürekli “Hekiminizi iyi
seçin” uyarılarında bulunduklarını, bu uyarılara rağmen birçok kişinin
hüsrana uğradığını söylüyor:
“Dün bana ‘tamir’ talebiyle dört hasta geldi. Günde en fazla 15 yeni
hasta bakarım. Dört tane birden gelmesi ne demek? Allah’tan düzeltmeyi
biliyoruz. Düzeltme ameliyatı zor ve onu iyi plastik cerrahi bilmeyen
insanlar yapamaz. Bana son durak gibi gelen çok hasta var. Artık bütün
ümitleri yok olmuş, üç-dört kere ameliyat olmuşlar.
Bunları ameliyat etmek aslında hekim için de hiç de avantajlı bir şey
değil. Tanıdığım ünlü bir doktor bu tür şeyleri reddeder ve ‘Git, kim
bozduysa ona yaptır, isimimi kirletemem’ derdi ama ben bunu da doğru
bulmuyorum. Çünkü insanlara yardımcı olmak lazım.”
Birçok plastik cerrah bilgisiz ve deneyimsiz doktorların yanı sıra
estetik turizmini de suçluyor. Hani insanlar gruplar halinde başka bir
ülkeye gidip daha ucuza estetik yaptırıyor ya... O işte. Düşünün, Fas’ta
bir kliniğin ilanını görüp tura katılıyorsunuz. Ama hayatınızda daha
önce ne sizi ameliyat edecek cerrahı ne de kliniği gördünüz. Kalp
ameliyatı olmak için oraya gitmezdiniz, değil mi? Öyleyse yüzünüzü
gerdirmek için niye gidiyorsunuz?
Birçok kadın güzelleşirken çirkinleşiyor. Şu ana kadar farkında
değillerdi ama yavaş yavaş farkına varmaya başlıyorlar. Düşünsenize, her
sabah aynaya baktığınızda yaptığınız hatayı görmek ne sinir bozucu...
Ortadoğu’nun moda merkezi belli oldu
Dubai sahilinin beş kilometre açıklarında bir süredir devam eden “Dünya
Projesi” var. Şu havadan bakıldığından dünya haritası şeklinde olan
adalar topluluğu. Hatta Türkiye şeklindeki ada 30 milyon YTL’ye
Fransa’da yaşayan bir işadamına satılmıştı. İddialara göre Bill Gates
ABD’yi, Sean Connery İngiltere’yi aldı.
Bir süre önce Dubai Infinity Holdings buradaki bir adayı dünyanın ilk
modaya adanmış adası haline getirmeyi planladığını açıklamıştı. Adı Isla
Moda olacak; yani Moda Adası... Adada sahile yakın bölgelerde moda
temalı villalar ve tatil yerleri, haute couture butikler, 250 odalı
Hotel Moda adlı lüks bir otel ve sağlık merkezleri olacak.
Ünlü modaevleri ve tasarımcılarla işbirliği yapılarak Isla Moda’da stil
sahibi mahalleler yaratma yolunda ilerleniyor. Ünlü tasarımcıların her
biri adanın bir unsurunu tasarlayacak. Adada, dünyanın tanınmış moda
tasarımcılarının katıldığı defileler ve “limited edition” (sınırlı
sayıda) ürünlerin lansmanları gibi özel uluslararası etkinlikler
düzenlenecek.
Adanın fiyatı 30-50 milyon dolar arasında bir yerlerde seyrederken,
imarın ne kadara patlayacağı açıklanmıyor. Ada sahipleri altyapı
sistemiyle ilgili talepleri karşılamak durumunda olduğundan tüm adalarda
imar masrafının ada fiyatını geçeceği söyleniyor.
Isla Moda’nın konumu açıklanmadı ama söylentilere göre ada Atlantik
Okyanusu yönünde ve her taraftan gemi seferlerine elverişliymiş.
Türk markalarını Batı’nın tanınan markaları arasına sokmanın zorluğunun
farkında olanlar bir süredir bizim Ortadoğu’nun moda merkezi olacağımız
umutlarıyla yaşıyordu. Ama galiba bu şansı da kaçırıyoruz. Ne yazık ki
Ortadoğu’nun moda merkezi Isla Moda olacak gibi görünüyor.
Ünlü defile analizcisi Türkiye’de
Moda dünyasının yakından tanıdığı WGSN (Worth Global Style
Network), trend takibi için en çok başvurulan internet sitesi. Sitenin
Türkiye’de de çok sayıda üyesi var. WGSN, İstinye Park ile işbirliği
yaparak önümüzdeki hafta dünyaca ünlü defile analizcisi Sue Evans‘ı
Türkiye’ye getiriyor.
17 Nisan’da İstinye Park’taki Masa adlı restoranda düzenlenecek
seminerde Evans, önümüzdeki üç sezonun trendlerini, renklerini ve defile
analizlerini açıklayacak. Evans 18 Nisan’da da Garage İstanbul’da WGSN
üyeleriyle buluşacak. Ben bu etkinliklerden birine katılıp önümüzdeki
sezonların trendlerini öğrenecek ve size aktaracağım. Beklemede kalın...
